25 Aralık 2013 Çarşamba

tribün deyimleri


Bal Yapmayan Arı

Kimdir bu topçu?
  • Çok koşup bunu bir sonuca bağlayamayan mı? 
  • Yani boş boş koşan? 
  • Gol pası veremeyen mi? 
  • Ya da gol atamayan? 
  • Seyirciye hoş gelen hareketler yapamayan mı, yani bir Ali Beykoz, bir Altan, daha öncelerinden söylersek bir Ümit, bir Kayhan, bir Feyzullah olamayan mı "bal yapmayan arı" diye hakir görülen futbolcu?
Çalımlarla orta sahadan rakip eza sahasına süzülemeyen futbolcu mu? Bir kere bu bal yapmayan arının kaleci olmadığı kesin. Defans oyuncularından biri de değildir. O zaman orta sahadan bir oyuncudur bu. Golcüler için de söylenmez bu söz. Onlar golü bir şekilde atar ve vaziyeti kurtarır.
  • Kendi etrafında dönen, 
  • gölgesine çalım atan, 
  • topu ileriye taşıyamayan, 
  • koşup mücadele eden ama bu mesai sırasında pek iş çıkaramayan, bal yapmayan arı olur (mu?).
Ama çoğu zaman seyirci bu tahlilde yanılır.
Çünkü o, acilen sonuca odaklanmıştır.
O çok koşan fakat gol pozisyonuna giremeyen (ki işi bu değildir o oyuncunun) futbolcunun arka planda ne kadar çok iş yaptığını göremez bile mevzuu bahis seyirci.
Kendine göre her şey ortadadır: Kaç gol attı bu adam?
Cevap tatmin etmez kimseyi, o zaman bal yapmayan bir arı vardır sahada…
  • Oysa böyle eleştirilen futbolcular yanındaki takım arkadaşlarını koşularıyla rahatlatmıştır, 
  • rakibin oyununu bozmuştur, 
  • belki top kaptırmıştır lakin daha çok top kapmıştır; 
  • defans ile forvet arasında lojistik bir köprü olmuştur, 
  • orada bir ton işi kolaylamıştır, 
  • takımı dinlendirmiştir, 
  • kritik paslarıyla gol kapısının kilidini açmıştır; 
  • maçtan sonra mezeleri hazırlamış, 
  • rakıyı almış, 
  • masayı kurmuştur.
Evet, bir oyun içinde mücadele edip de sonuca katkısı olamayan futbolcular vardır. Ama bu durum çoğunda geçicidir, onun karakteristik özelliği değildir. Oyuncu gün olur sahada yoktur bile, gün olur maçı kurtarır.

Netice itibariyle arının bal yapıp yapmaması çoğu zaman ahval ve şeraite göre değişen bir haldir.
Demem o ki, sen de üzme kendini be Sabri.

2 Kübrick Çikolata


Bitter

Şöyle rahat fersah uzanmış
Oturma grubunun üçlüsüne
Gaydırı Şipşak Cemile
Gözünde “femme fatale “ gözlük
     İşden dönmüş
          Belli
Ağzına atıveriyor 2 Kübrick çikolata
Gözleri Tam Kapalı
Dudakları yamalı
Ne oluyorsa o zaman oluyor

Zevkten ağzı yüzünde yer arıyor
    İş üstünde
        Belli

M.Bülent Bingöl

21 Aralık 2013 Cumartesi

üç vajinalı kanguru


Alışveriş

Üç vajinalı kanguru
Kocaman AVM’lerde
Rengarenk kondomları
Ellerine verir müşterilerin
Pro-losyon niyetine
Kokusu düşer temizlik işçisinin diyetine

Her şey indirimde
Her şey ötelemeli
Her şey 24 taksit

Yürüyen merdivenlerde yürümeyen
İnsanlar sufle verir açaçına
Almakılişi

Her şey indirimde
Her şey ötelemeli
Her şey 24 taksit

Üç vajinalı kanguru postunu çıkarır
Evine gider taksiyle

M. Bülent Bingöl

corto maltese

Tam da
Hiç kimseye benzemediğin için,
Hep karşılaşmak isterdim seninle,
Nerede olursa olsun,

dedi Corto Maltesé.

salah birsel külliyatı karga'da

Hacivat'ın Evi, diyelim Salah Birsel'den...
Hacivat'ın evi
Köşede ufaraktan
Bir tüfek atımı duraktan
Kapı pencere elekten
Döşemeler zemberekten
Dökülmekten
Sökülmekten
İncelmiş süprülmekten

19 Aralık 2013 Perşembe

karga sözü


Dönüş

Fazlasıyla meşgulken kendinle

her şeyin çekip gittiğini fark ettiğinde

dönüşü uzak bir yerde olabilirsin.

14 Aralık 2013 Cumartesi

rüzgarlı sokak

Bir Rakı Polisiyesi

Marlon Cahit Uzungece 
Keyfe Keder Maceralar

Rüzgarlı Sokak,
 ...
Bir zaman, sonbahar biterken, rüzgâr yine eserken bu kez, üstelik art arda Kembo ve Terzi Coşkun’u da alıp gitmişti. Kalpten… 
Terzi Coşkun’un sen bu kalple üç ay bile yaşayamazsın diyen doktora ana avrat düz gittiğini herkes biliyordu sokakta. Sadece bir muhabbetin konusu olmuştu bu olay, ölümün habercisi olarak hiç düşünülmemişti. 
Hiç kimse de, yahu Coşkun uy doktorun sözlerine, çekidüzen ver şu hayatına, demeyi de akıl edememişti. 
Öylece gitmişti Coşkun. Ama ölüme yaş itibariyle daha yakın olan Kembo’nun gidişi tam bir şaşkınlık yaratmıştı sokakta. Sokağın demirbaşlarındandı ve sanki hiç ölmeyecekti. Ölmüştü işte, o da kalpten… 
Kembo’nun Müzeyyen Teyze’den başka kimsesi yoktu, baldızı Nurten ve kavgalı bacanağı Moiz’i saymazsak.
Asri Sinema Sokağı Kembo’yu elbirliğiyle uğurladı, herkes hakkını helal etti, elektrik idaresine yaptığı ihbar yok sayıldı, kebap tablası da köşesinde yıllarca durdu, kedilerin yuvası oldu. 
...
diye devam eder...