14 Eylül 2014 Pazar

D'espinhosa El Aferrado / Kaymera

Kaymera
D’espinhosa El Aferrado
__________________
Uzun Kılıçlı Kızıl Adam: “ Kralına git ve ona söyle; ben kuvvetli ve usta savaşçı, kusursuz bir ağaç işçisi, ateşi bilen bir demirci, arptan lire yetenekli bir çalgıcı, şair ve masal anlatıcısı, Pagan Tanrılarının bilgisine vakıf ölümlülere derman olan bir hekim ve taşların sırrını bilen becerikli bir büyücüyüm. Benim kadar yetenekleri olan bir başka ölümlü göstermesi için ona meydan okuyorum.” dedi.
__________________

Karga'da

13 Eylül 2014 Cumartesi

D’espinhosa El Aferrado

"Kaymera"
D’espinhosa El Aferrado
___________
İnsanın doğa hakkında bildiği ne kadar azsa pek çok şeyi anlarmış gibi yapması da o kadar kolaydır.
___________
,Karga'da-

ışık turan tuncer

Işık Turan Tuncer'in ama çok güzel bir şiiri:
_____________________________

Elsa
Seni ilk defa iskelede görmüştüm.
Atıvermiştin kendini suya.
İşte o gün seyrettim seni doyasıya.
Kıskanmıştım balıklardan seni.
Yanına gelmek istiyordum Elsa.
            Sen engin denizlerin yıldızı olan
            Deniz kızları kadar güzelsin
            Şimdi nerdesin Elsa, söyle nerdesin?
            Her gün seni bekliyorum sahilde,
Dönmüyorsun.
            Mavilikler içinde seni görüyorum.
            Yeşil saçlı, güzel Elsa.
            Niye bana gülmüyorsun?
            Bak yine sana sesleniyorum,
            Elsa, Elsa!

            Duymuyor musun?

2 Eylül 2014 Salı

ve

“otur karşıma Nişapurlu Hayyam.
Sana yüzyıllar sonrasından
gün sökerken susan Şehrazat’ın ruhsatlı konuşmasını
İskenderiye mumlarının kokusunu, yorgun şahların uykusunu
yoksul bir kalbin şarkısını getirdim.
Bilgeler sürgün
budalalar hükümdarken
ayrılıktan gayrısı som altın değilken
otur, bu evrenin şarabını benimle paylaş.”

*
Nişapurlu Hayyam’dan
Hakan Savlı

hakan savlı'ya dair

Karga olarak Hakan Savlı’ya apayrı bir sevgi duyarız.
Onun, şiirimizdeki yeri kalbimizdeki yeriyle aynıdır.
Sağlamdır yani.
Bu duygularımızı anlamak için okuyunuz:

Unutulmuş Çocukluk Eskizleri, Köpükler,
Sanşo Panzha’nın Ölümü, Go Dersleri,
Yalnızca Müzik İçin,
Turuncu…
Örneğin şöyle bir açıklama “TURUNCU” için:
A. Adnan Azar’dan;
“Hakan Savlı’nın şiiri,
bildiğimiz, daima değdiğimiz şiiri yeniden bulmak,
bilmek almak için var.
Yeniden başlayanlar için de var.
Ben burada sayarken kaldırım taşları kaç tane,
Hakan Savlı orada, şehir uğultuları içinden
ve bilmeden yağmurun da dinlenebileceğini,
şeyler’i ve tabula rasa’yı şiir ediyor.
Birden fazla kalbi olanlar,
gidenler,
giderken unutulmamayı bırakanlar ve
caz meselleri için.
Hiç kimse için de ama.
Kır’a, bahçe çitine, çengele ve çanlara dokunsun için de.”

karayalnız

Yakın dönemin
en önemli şairlerindendir Hakan Savlı.
Zarif duyarlıkların şairi…
Olağan insan hallerindeki kederi,
hiç keder demeden anlatabilen şair…
Kelime oyunlarıyla okurun kafasını bulandırmayan…
Yarattığı şiir aleminin insanlarıyla bütünleşen
ve hatta onları okurunun dünyasına da nüfuz ettiren şair.
Bakın usta oyun yazarı Mehmet Baydur
onun için ne demiş:
Sert ama incelikli yaklaşım hayata ve ölüme.
İnsana insan olduğunu haber veren bir şiir
Hakan Savlı’nın şiiri.
Kim bilir, belki şiirin asıl işlevi budur.
Ülkü Tamer‘den bir alıntıyla devam edelim:
Hakan Savlı’nın önceki yapıtlarını kaçırdığıma
üzüldüm.
Oturmuş, kendi sesini bulmuş,
yalınlığa ulaşmış bir şair Savlı…
Ve yine Mehmet Baydur’la bitirelim: (okuyun) …
birinci sınıf bir şairle karşılaşacaksınız.
Az şey değildir bu.
Arkasında, yazdığı şiir dışında
hiçbir güç olmayan bir şairle tanışmak….