Abraham Lincoln
(d. 12 Şubat 1809 - ö. 15
Nisan 1865)
zamanında 4
milyon zenci köle vardır. Sonraki 30 yıl içinde ABD’de 20 milyon ücretli köle
meydana getirilir.
Abraham Lincoln’ün Güney üzerine
zenci köleler tema’sıyla gitmesi salt bir özgürlük mücadelesi, özgür insanlar
yaratma ideali değildir, der tarihçiler.
Onların ihtiyacı olan, ülke sathında
en ucuz emektir.
Güney’in özellikle tarımla
yükselen ekonomik gücünü yıkarak Birliği bir tutmaktır.
Zira Güney alıp başını
gidecektir. Bu da Birleşik Amerika projesinin sonu olacaktır.
Diğer amaç da Kuzeyin ekonomik ve
siyasal hareketlerine tüm ABD’de alan yaratmaktır.
En önemlisi de (zencileri özgürleştirmek üzerinden) insanlara görece bir özgürlük hissi verip
işçileri tüm Amerika’da kendi gelenekleri yasaları, kuralları, yasakları,
düzenleri, idealleri, töreleri, kültürleri çerçevesinde birer ücretli köleye
dönüştürmektir.
Görüldü ki bu aslında emperyal bir
projeydi. İçine tüm dünyayı alacak bir hesap…
Ölmeyecek kadar tok insanlar…
Bu yüzden Albert Parsons’un şu sözü önemlidir:
‘Bir adamı günde 12
saat çalıştırıp yaşaması için gerekli paranın yarısını ver, sonra da dikkatli
ve haklı oy vermesini bekle.
Çocukları açlıktan ölüyorsa oyunu satar mı satar arkadaş!’
The American
Telgraflar, haberciler,
gazeteciler, parti görevlileri, şehirler arası telefonlar, gene telgraflar,
sandıklar açıldıktan, oylar sayılmaya başlandıktan sonraki dalavereler, oy
sandıklarının doldurulmuş olması…
Bu kıyamet gününde binlerce
mezarlık ölülerini diriltiyordu.
Bu seçim gününde beşikteki çocuklar ansızın
büyüyüp oy verme yaşına geliyordu. Oy tüccarlarından başka kimsenin
dosyalarında kaydına rastlanmayan sayısız nüfus cüzdanları…
Vagonları partizanlarla doldurup
sandık sandık dolaştırıyorlardı.
Oyların genellikle 5 Dolara satın alındığı
biliniyordu.
Bazı bölgelerde 2 Dolara bile fit olunduğu hatta hapishanelerde,
çeşitli kamplarda kelle başı 50 Sent verildiği de görülüyordu. Sandıklardan
bölgenin iki katı oy çıktığı da biliniyordu.
Muhafazakar politikacıların rakip
oyların önemli bir kısmını geçersiz sayıldığına tanık olunuyordu.
Bu Amerikan demokrasisinin bir
parçası idi.
Kaynak: The American / Howard Fast